Balığı Ağaca Çıkmaya Zorlamayın!

Kurumsal bir işletmede yönetici pozisyonundaysanız, bir yönetim gurusunu dinlemiş, okumuş ya da çok bilinen başarılı bir yöneticiyi örnek almış olabilirsiniz. Bunun yanı sıra, bir yönetim danışmanı ile çalışmayı da tercih etmiş olabilirsiniz. Değişen dünyada mevcut yönetim trendlerine ilave olarak yeni yaklaşımlara açık olmak, değişimi yakalamak kimseye zarar vermez. Asıl önemli olan tercih ettiğiniz yönetim modeli ya da metodunu ne kadar etkin uyguladığınızdır. Çünkü yönetim etkinliği aynı zamanda şirketlerin de etkinliği ve verimliliği  demektir. Bu sebeple, başta akademik dünya olmak üzere, yönetim üzerine çalışan kanaat önderleri ve çok uluslu şirketler yönetim etkinliğini artıracak modeller üzerinde çalışıyor.

“Örgütler, etkili ve yeterli oldukları sürece yaşamlarını sürdürebilirler.”
Yönetim genel olarak, örgütte bulunan madde ve insan kaynaklarının örgütsel amaçlar doğrultusunda etkili kullanılması olarak tanımlanabilir. Amerikalı işletme yöneticisi, yönetim teorisi ve örgütsel çalışmalarda öncü çalışmaların yazarı olarak bilinen Chester Irving Barnard, 1938 tarihli kitabında örgütün var olabilmesi için üç önemli öğenin varlığını zorunlu kılar. Bunlar; birbiriyle iletişimde bulunabilecek bireyler, amacın gerçekleştirilmesine katkıda bulunma isteği ve gerçekleştirilmesi gereken ortak bir amaçtır. Örgütler, etkili ve yeterli oldukları sürece yaşamlarını sürdürebilirler. Etkililik, örgütün amacının gerçekleştirilmesi, yeterlilik ise bireysel gereksinimlerin karşılanmasıyla ilgilidir. Etkili olan örgütlerin karakteristik özellikleri arasında, bu amacı gerçekleştirmeye istekli ve yeter sayıda bireyin varlığı önemli rol oynar. Etkili yönetim kriterleri ile yönetilen bir örgütten hizmet alan bireylerin sınırsız memnuniyeti, kalite standartlarındaki sürekli artış ve üst düzeyde iş doyumu elde etmeleri bu yönetim anlayışının ilkeleri sayesindedir. Böyle bir anlayışta bir balığı ağaçta yaşamaya, sincabı ise suya dalmaya zorlamazsınız. Etkili yönetim anlayışıyla yönetilen işletmelerde çalışanların ve işletmenin amaçlarını bütünleştiren, geliştiren bir yönetim anlayışı hâkim olur.

Etkili yönetim anlayışı ve algısına sahip olan yöneticiler, etkili örgütlerin en temel ögesidir diyebiliriz. Peki, etkin yönetici nasıl olur? Çağın en kalıcı yönetim düşünürü olarak da tanınan Peter Drucker’ın, etkin yönetici olma yönündeki en önemli tavsiyesini hatırlatmak isterim: “Kim olduğunuzu değiştirmeye çalışmayın; böyle başarılı olamazsınız. Fakat kendi doğanıza uygun performans gösterebildiğiniz durumu geliştirmek için çalışın ve çok sıkı çalışın.”

Başarılı bir yönetici, çalışanlarının etkin çalışmak, üretken kalmak ve iş yerine katkıda bulunmak için ihtiyaç duydukları şeylerin yanı sıra başarılı çalışanları teşvik etmek için kaçınılması gereken davranışları da bilir. Başarılı olmak isteyen yönetici aynı zamanda çalışanların işe gelmek için motive olup olmadıkları konusunda en önemli faktörün kendisi olduğunun da farkındadır. Kişiler arası ilişkiler yarattığı gibi, hem yüz yüze, hem yazıda hem de e-mail yöntemiyle kurduğu tüm temasta “etkin” iletişim kurar. İnsanlar takım kurucusunun yanında daha etkin, daha yaratıcı ve daha üretken olduklarını hissederler, bu nedenle etkin bir yönetici takım kuran yöneticidir.

Etkili yönetici, insanların eğitim ve işte öğrenme sırasında beceri ve kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı olarak çalışanların kariyer yollarını da açık tutar. Tüm bunların yanında etkin bir yönetici önce kendini bilen kişidir. Güçlü yanlarını keşfetmeli, üst yöneticileri ile ortak hedefleri ve onlara nasıl ulaşılacağını netleştirmeli, yönetici merceğinden bakarak, ekip hedeflerinin şirketin hedefleriyle paralel olmasını sağlamalıdır. Ekonomik verimlilik için etkinlik prensibini kaynak yönetiminde kullanmayı öğrenmeli ve ekiplerinin performanslarını kontrol etmelidir. Etkin bir yöneticinin asla unutmaması gereken şey ise “Ne yapılması gerekiyor?” sorusunu sormak olmalıdır.

Yazar: Atakan Genç